TÜSİAD Başkanı Kaslowski Van’da “kayyum” uygulamasını eleştirdi

HABER MERKEZİ

Ali Acar/Van

Van’da, TÜSİAD ve TÜRKONFED tarafından, “İş Dünyası Van Buluşması” konulu toplantı düzenlendi. Toplantının açılışında konuşan TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Simone Kaslowski, önemli mesajlar verdi.

Yerel yönetimlerin kalkınmadaki önemine değinen Kaslowski, satır aralarında “kayyum” uygulamasını eleştirdi.

TÜSİAD Başkanı Kaslowski Van’da “kayyum” uygulamasını eleştirdi
İŞ DÜNYASI VAN’DA BULUŞTU “VAN, TÜM POTANSİYELLERİ İLE MARKA KENT OLMAYI HAK ETMEKTEDİR”

Seçimle işbaşına gelen kim olursa olsun hukuk çerçevesinde denetlemekle birlikte demokratik meşruiyetine de saygı gösterilmesi gerektiğini belirten Kaslowski, şunları söyledi:

“Bölgesel kalkınma ve ülkenin tümünde yatırım ortamının iyileştirilmesinde yerel yönetimlerin rolü çok önemlidir. Özgürlükler kısıtlandığında güvenlik sorunlarının da derinleştiğine şahit oluyoruz. Bizim için özgürlüklerle güvenlik arasında bir çelişki yok. Tersine özgürlük alanlarının genişlemesi şiddet eğilimini azaltır, diyalog yoluyla sorunların çözümünü kolaylaştırır. Aynı çerçevede, Belediye başkanlığı veya benzeri seçimle gelinen bir kamusal görevin hem hukuk devleti kuralları çerçevesinde denetimi, hem de demokratik meşruiyetine saygı önemlidir. Demokrasi de, ülkedeki güven unsurunun tam olarak sağlanması da bunu gerektirir. Yalnızca ekonomide değil, temel hak ve özgürlükler, ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü, insan hakları gibi konularda da ilerleme kaydetmek zorundayız.”

Ekonomi ve sosyal refah için yapısal reformların öncelikli olarak ele alınması gerektiğine işaret eden Kaslowski, sözlerine şöyle devam etti:

“İş dünyası yatırım yaparken orta ve uzun vadeye odaklanır. Yatırımlarını artırabilmek için istikrar ve güvene ihtiyaç duyar. İç ve dış talep, yatırım iştahını tetikleyecek durumda değil. Dış talep açısından, en büyük pazarımız olan Avrupa’dan gelen emareler iç açıcı değil. Dünyanın kalan bölgeleri açısından da dış ticarette büyüme beklenmiyor. Bu yapısal önlemlerin önceliklendirilmesi çok önemli. Hangi reform, hangi makro değişkeni nasıl etkileyecektir? Hangi reform nispeten daha önemli ve önceliklidir? Bunu iyi anlamamız gerekiyor. Yapısal reformlar asla gecikmemeli. Önceki yıllarda da programlarda güzel hedefler görmüştük. Maalesef yapısal tedbirler geciktiğinde bu hedeflere ulaşmak mümkün olmuyor. Yeni programda yargı reformuna da yer verilmesi sevindiricidir. Yargıda uzmanlaşma ve hız önemlidir. Ancak yargı bağımsızlığının olmadığı durumda adaletten bahsetmek mümkün değildir. Her şeyden önce yargı bağımsızlığını güçlendirecek adımların atılmasını bekliyoruz.”

Türkiye’nin var olan döviz cinsinden borcuna da değinen Kaslowski, şöyle dedi:

“Mevcut koşullarda birikmiş finansal sorunlarımız büyüme üzerinde baskı yaratmaya devam edecek. Küresel koşullar ucuz finansmanı desteklediği ölçüde sorun yokmuş gibi görülse de geçmiş yıllarda kurda görülen yüksek artış şirket bilançolarında önemli oranda hasar yarattı. Ülkemizin döviz cinsinden yüksek miktarda borcu var. Geçtiğimiz 4 yılda doların değeri TL’ye kıyasla 2,5 kat arttı. Geri ödenebilir durumdaki pek çok kredi bu nedenle ödenemez hale geldi. Bankalar mümkün olduğunca bu borçları yeniden yapılandırıyorlar. Ancak bu sefer de taze kredilere, ekonominin sağlıklı alanlarına kredi akışı yavaşlıyor. Sistemde bugün önemli ölçüde sağlıksız borç var, bunlar kredi kanalının verimli işlemesine engel oluyorlar. Son dönemde 46 milyar TL’lik kredinin aslında sorunlu olduğu ve takibe alınması gerektiği açıklandı. Piyasalar tarafından çok olumlu karşılanan benzer açıklamalar devam edebilir mi? Bu konuda daha fazla şeffaflığa ihtiyacımız var.”

 Kaslowski, konuşmasında, Van’ın durumunu da şöyle tanımladı:

“Kentimiz %65’i 0-29 yaş grubunda olan nüfusu ile genç nüfus açısından Türkiye ortalamasının üzerinde. Eğitim başarı sıralamasına baktığımızda ise, Van ili Türkiye’de 75. sırada. Van’a baktığımızda, işgücüne katılım oranları düşük, işsizlik oranının ise ülke ortalamasından hayli yüksek olduğunu görüyoruz. İldeki genel ekonomik faaliyetin asıl odakları olan tarım ve hayvancılık dışarıda bırakıldığında, kentsel nüfus arasındaki işsizlik oranının çok daha dramatik boyutlarda olduğu görülüyor. Van’da, dış ticaret ve turizm, sınır kenti olması nedeniyle öne çıkıyor. Coğrafi konumu sonucu İran, Irak, Ermenistan ve Azerbaycan ile yakın olması çok büyük potansiyel getiriyor. Bu potansiyelin kullanılabilmesi için büyük çaba göstermeliyiz.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Close