HABER MERKEZİ

Av. Ali İhsan Varlık

Suriye’de karışıklıklar ilk başladığında ordudan ayrılıp ayrı bir güç oluşturan bir gruptan söz edildi. Bu gruba, savaşmak isteyen Suriyeli kimselerin de dahil olduğu belirtildi o sıralarda.

Yine o sıralarda Türkiye hükümeti ile Suriye arasında soğuk rüzgarlar estiği için bu grubun yetkilileri Türkiye’ye çağrıldı, üst düzey toplantılar yapıldı, destek sözleri verildi ve ismi de Türkiye hükümeti tarafından Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) olarak konuldu.

Bir süre, Suriye ordusu ile nasıl ‘kahramanca savaştıkları’ anlatıldı çevreye.

Hatta bir ara Türkiye’nin izni dahilinde YPG ile birlikte IŞİD’e karşı da savaştılar, ama bu kısa sürdü.

Bir süre köşelerine çekildiler.

Ta ki Türkiye Suriye’de çeşitli isimler altında harekat krararı alana dek. Afrin ve diğer bölgelere gerçekleştirilen operasyonlarda bu grup hep Türk ordusunun yanında yer aldı, bağımsız olarak Suriye askerleri ile savaştıklarını söylemek hemen hemen olanaksız.

Zaten Suriye ordusu kaybettiği bütün alanları teker teker muhalefet eden grupların elinden aldı, IŞİD belli oranda dağılırken, bu grup Türk ordusunun sığınmacısı pozisyonuna düştü.

Türkiye tarafından Fırat’ın doğusuna operasyon kararı alınınca da bu ÖSO denen grup büyük bir heyecanla görev üstlendi ve bu sırada da Afrin’deki çirkin eylemlerinden, gasp, hırsızlık, taciz, tecavüz eylemlerinden dolayı büyük tepki toplayınca yine Türk hükümeti tarafından isimleri apar topar Suriye Milli Ordusu (SMO) diye değiştirildi.

İlk başta Suriye’de Esad yönetimine karşı harekete geçen bu grup zamanla Esad’ı unutarak Türkiye’nin verdiği görevleri üstlenmeye başladı.

SMO olarak adlandırılan bu amacı belli olmayan silahlı grup, şu sıralar aslında TMO (Türk Milli Ordusu) gibi-hani buna Türk Malzeme Ofisi demek de pek yanlış olmaz- hareket ediyor.  

Bu SMO adı uygun görülen, oysa Suriye rejimi ile en küçük bir mücadele görüntüsü vermeyen bu garip silahlı grup Esad askerleri ile mücadele edeceği yerde, bir diğer muhalif kesime karşı silah kullanıyor.

Bir diğer gariplik de Suriye devletinin kendisine karşı savaş kararı alan bu grubu ‘terörist’ ilan ettiği halde Türkiye’nin bunu yok sayması…

Birçok otorite şunu hatırlatıyor:

Türkiye’ye karşı birleri savaşınca Türkiye bunları ‘terörist’ olarak değerlendiriyor da, Suriye’ye karşı savaşan grupları neden makul görüyor?

Türkiye, Suriye’de sadece YPG ve IŞİD’in adını ‘terörist’ diye anarken, SMO adını taktığı bu silahlıların ayrıcalığı nedir, onlar da kendi devletlerine karşı savaş kararı almamış mı, kendi devletlerine karşı slahlı eylem kararı almışlarsa onlar da aynı tanımın içine girmiyor mu?

Aslında Türkiye, Suriye’nin ‘terörist’ diye adlandırıdığı bir grupla hareket etme çelişkisini yaşamıyor mu?

Türkiye-Suriye-YPG-SMO dörtgeninde böyle garip bir hal var, bakalım ileriki süreçte üst düzeyde uyarılar olur mu, Trump gibi bir Twitter aşığı çıkıp bu konuda bir tane Twitt atar mı?

Böyle bir Twitt birçok yanlış anlamayı giderir emin olun, yasal bir devlet, yasadışı konumdaki bir güçle hareket edince acayip sırıtıyor…

Bir kere kendisine karşı savaşana da bir haklılık payı sağlıyor, istediği kadar, ‘terörist’, ‘şaki’, ‘eşkıya’, ‘çapulcu’ ifadelerini kullansın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Close