ŞİİR VE ŞAİR

HABER MERKEZİ

Şiir, şairin içinde olduğu anı özgürce yaşama istencidir. Biraz da baskı altında tutulan bir toplumun savaşa sürüklenen ve kavgaya itilen bireyin yaşama direnci. Dahası, imgeyle renklenen kapalı anlatımın altına çözüm anahtarının gizlenişidir.


Şiirde yansıtılan duygu öznel gibi görünse de aslında tümümüzü içsel olarak kapsayan duygu yüklü bir somutluktur.


Benim kendi şiirimde modern bağlamda mazmun bir hâl alan “hep”, “hiç”, “yok” ve “beyaz” gibi sembolik durumları sıkça kullanmam bundandır. Bunu mistik inanca bağlamak yanlış olur. Aksine, soyuttan kaçma ya da soyutu somut içinde eritme hatta soyutu yok etme olarak algılanmalıdır.
Algı sağlanamadığı taktirde sözü edilen şiiri nazm-ı ilâhî’nin cüz’leri, kitab-ı mukaddes’in bap’ları, Luka’nın Zekeriya’nın şükran ilahisi’yle karıştırmak kaçınılmaz olacaktır.


Bu kıstas, eser sahibi her şair için geçerlidir.


Tabiî ki şiirdeki öz, soyuta yönelik değilse!…


Kimi şairler için şiir; kendi dilinin unutturulup başka dille şiir yazmak zorunda bırakılan, öğrendiği dilin şiir poetiğiyle öteki kendini tanımlamaya çalışanın duygu lirizmidir, diye tanımlama yapılırsa eğer, yadırgamamalı.
Buna çok sayıda örnek gösterilebilir.


Baskının bütün şiddetiyle kendini gösterdiği böylesi bir zamanda, sahip olunan ve içinde yaşanan iki toplumun bir gün ölü noktayı birlik içinde aşacağına, bireyden topluma özgürlüğün yeniden yaşanacağına, ilham ve inancın etkisiyle sıralanacaktır dizeler:

/harbe harp demeyesin baskısı üstümüzde
ama bir harptir bu, sulh dolanır dilimizde/
(“harp ve sus!” şiiri, z. e.)


Şair için özde yalnızlık, kelimelerin büyülü sesine bir mekândır.
Her şair şiirdeki gücünü yalnızlıktan alır. İkili yaşamdan kaçışı bundandır şairin. Gözlerini kapatıp yalnızlık hissi içinde ritmik sesler çıkarması da bundandır. Dahası, farklı edebî çöl düzleminde sessiz gezişi de…


Bu gerçeklik bilinseydi eğer sanatçının yalnızlığı engellenirdi zaten.
O halde, hüznün ana kucağındaki sözcükleri zinaya yatıran şairi anlamak gerek.


Siz siz olun, şairin yalnızlığına ses katmak için başvurduğu şiirinin ilk kıtasını son kıtada tekrarlaması durumuna dua ve amin diye bölümleme hatasına düşmeyesiniz!

Şair-yazar Zekeriya Ekinci

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Close