Robert Ford: Kuzeydoğu Suriye’deki kardeşlerimiz Trump’ın bu kendi başına buyrukluğunun acısını çekiyor

HABER MERKEZİ

ABD’nin eski Suriye Büyükelçisi Robert Ford, ABD ile Suriye’deki Kürtler arasındaki ilişki boyutunu ve ileriki süreçte yaşanması muhtemel gelişmeleri Rûdaw’a değerlendirdi.

İşte, Ford’a yöneltilen sorular ve alınan cevaplar:

Siz daha birkaç yıl öncesinden ABD’nin Kürtlere desteğinin devam etmeyeceğini söylediniz. Demokratik Suriye Güçleri (DSG) IŞİD’e karşı savaşta 11 bin kayıp verdikten ve 18 bin IŞİD’liyi tutukladıktan sonra ABD onlara sırtını döndü. ABD nereden itibaren Kürtlere sırtını döndü?

Şunu anlamakta fayda var, Donald Trump 2016’da daha başkan adayıyken seçim konuşmalarında ABD güçlerini IŞİD’in yenilgisinden sonra Suriye’nin kuzeydoğusundan çekmeyi istediklerini söylemişti.

Trump’ın Kürtlere sırtını dönmesi ABD’nin dost ve müttefikleri nezdindeki imajına zarar vermiyor mu?

Şunu belirtmekte fayda var; ABD ile Kürtler arasındaki ittifak IŞİD savaşı nedenileydi, sadece IŞİD. Bu Trump bunu sürekli tekrarladı. Sanırım ABD’li bazı askeri ve diplomatik yetkililer Trump’ın bu açıklamalarının amacını tamamıyla anlatmış değiller.

Sizce bu dürüstçe bir yaklaşım mı? Yani IŞİD’e karşı savaşta Kürtleri kullanıp ardından Türkiye’nin operasyonu karşısında yalnızlaştırmak ABD siyaseti açısından doğur bir şey mi?

Suriye’deki Kürtlerin savaşta çok yetkin olduklarını ve iyi savaştıklarını kabul etmemiz gerek. ABD Kobani savaşıyla Kürtlere yardım etmeye başladı. Yani 2014’te Trump yönetimi dönemiden. Kürtler Kobani’de ABD için savaşmıyorlardı, kendi çıkarlarını korumak için savaşıyorlardı. Bunu anlamak çok kolay. Ama ABD yönetimi kuzeydoğu Suriye’nin güvenliğini sonsuza dek sağlamalımıdır derseniz bu farklı bir soru olur.  

ABD dışişleri politikasında sürekli ahlaki prensiplere ve insan haklarının savunulmasına atıfta bulunuyor. Şimdi operasyon nedeniyle ABD’nin sırtını çevirdiği bölgede siviller öldürülüyor. Bu durum ABD’nin imajını zedelemiyor mu?

Şüphesiz Suriye’nin kuzeydoğusunda sivil insanların öldürüldüğüne dair görüntüler çok üzücü. Onlar zaten acı çekiyor ve bir kısmı da hava saldırılarında öldürüldü. Aynı şeyi Idlib, Halep, Humus ve Dera’daki siviller için de söylüyorum. Başından itibaren biz Suriye halkının acı çeken görüntülerini izledik. Fakat şunu anlamamız lazım, ABD Suriye sorununu çözemez. Sözleriniz bu manada doğru, ABD’liler bu karardan dolayı bir utanç duyuyor.

Pentagon’un açıklamalarından anlaşılıyor ki kendileri Trump’ın Türkiye’ye yeşil ışık yakan kararından haberdar değillermiş. Trump ABD’de karar mekanizmasını değiştirmiş mi?

Çok güzel bir soru. Amerika tarihinde kendi ekibi ile uyum kuramayan bir başka lider bulamazsınız. Açık söylemek gerekirse, kuzeydoğu Suriye’deki kardeşlerimiz Trump’ın bu kendi başına buyrukluğunun acısını çekiyor.

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, Demokratik Suriye Güçleri’nin tüm Suriye sınırından çıkaracağını söyledi. Bu durumda operasyon için belirlenen sınır nerelerdir?

Sanırım şimdi Amerikalılar iki şeyi merak ediyor. Türk ordusu ile DSG arasındaki çatışmalar Gire Spi ile Sere Kaniye ile mi sınırlı kalacak yada sınır boyunca diğer bölgeleri de mi kapsayacak. Ikincisi de sivil kayıplar. Sanırım Washington bu iki konuya hassasiyetle yaklaşıyor.

Türkiye’nin desteklediği radikal unsurlar da bu operasyona katılıyor. ABD bu grupların saldırılarına karşı çıkacak mı?

Bu grupların insan haklarını ihlal ettiğine yönelik belgeler olursa Washington yönetiminin buna sessiz kalmayacağından eminim. Idlib, Halep ve diğer yerlrdeki gibi ama önemli olan ABD’nin bir yaptırımı olacak mı?

DSG operasyon aşamasında Suriye hükümeti ile anlaştı ve Suriye ordusu kuzeydoğu Suriye’de bazı bölgelere girecek. Ancak yine de Şam’ın operasyona karşı tavrı çok zayıf. Suriye’nin bu zayıf tutumunu neye bağlıyorsunuz?

Elbette Şam yönetimi ordunun kuzeydoğu Suriye’ye dönmesini istiyor. Aynı zamanda ABD güçlerinin de buralardan çıkmasını istiyor. Burada en önemli soru şu, Rusya gerçekten de DSG ile Suriye arasında arabulucu olabilecek mi? Garantör olabilecek mi? Bence Rusya’nın Suriye politikası Türk ve ABD askeri güçlerinin Suriye’den çıkarılmasını içeriyor. Hatta Rusya İran güçlerinin de çıkmasını istiyor olabilir. Rusya bu durumda Kürt güçleri ile Suriye yönetimi arasında sağlanan anlaşmadan memnuniyet duyuyor. Çünkü bir şekilde bu anlaşma ABD ve Türkiye güçlerinin Suriye’den çekilmesini sağlayacaktır. Bu da Rusya’nın gönlüne göre olacaktır.

Fırat’ın doğusundaki operasyon nedeniyle IŞİD’lilerin durumu da kritik önem taşıyor. IŞİD bu durumdan yararlanabilir mi?

DSG’nin hapisanelerdeki IŞİD’lilerin güvenliğini sağlaması kendileri açısından da önemli bir konu. Çünkü bu esirler kaçmaya kalkarsa bazıları DSG’ye karşı savaşacaktır. Bu da gösteriyor ki DSG zor durumda ve bu durumda Rusya’dan yardım isteyecektir.

Bu operasyona karşı bölge ülkelerinin tavrını nasıl değerledniriyorsunuz?

İsrail’in duruma müdahil olacağını düşünmüyorum. Suudi Arabistan ve Ürdün de öyle. Irak’ın sorunları başından aşkın. Dolayısıyla Türkiye’nin bu adımı bölge devletleri tarafından kabul edilmiş gibi görünüyor.

ABD Suriye’de Kürtlerin hakları garanti altına alınmalı diyor. Ama bakıyoruz yeni Suriye Anaysası için hazırlık yapan komisyonda 150 üyeden yalnızca 2 üye Kürt….

Türkiye, İran ve Rusya’nın Birleşmiş Milletler nezdinde Suriye görüşmeleri konusunda inisiyatifi ele geçirdiklerini görmek lazım. ABD’nin etkisi o kadar da çok değil. Bu konuda ABD oyun dışına itilmiş. Neden? Çünkü ABD’nin kuzeydoğu Suriye’de sahada bir etkinliği yok. İdlib, Şam, Halep ve Lazkiye’de Türkiye, İran ve Rusya’nın etkin olduğu gibi. Bu yüzden ABD Suriye’deki karar aşamasına etki edemiyor.

Suriye daha önce Kürtlerle diyaloğa yanaşmıyordu. Ancak Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov Erbil ziyaretinde Şam ile Kürtler arasında diyalog sağlayacaklarına inandıklarını ösyledi ve öyle de oldu. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Evet bu acil bir konuydu ve sanırım Kürtlerin Şam’la diyalogdan başka seçeneği yoktu. Eğer kabul ederseniz Suriye’deki Kürt kardeşlerime bir önerim daha olacak, İran hükümeti ile de ilişki geliştirmelidirler.

Yani artık ABD’den el çeksinler mi diyorsunuz?

Elbette ABD ile ilişkilerini sürdürmelidirler ama destek DSG açısından önemli bir konu ve siyasi sorumluları tüm devlet ve hükümetlerle diyalog geliştirebilmelidirler.

Bu operasyonun Kürdistan Bölgesi üzerindeki etkileri ne olur?

Ankara’nın Erbil’e savaş açacağına inanmıyorum. Hayır. Fakat Erbil öncelikle çok sayıda mültecinin kuzeydoğu Suriye’den gelme ihtimalini düşünüyor.

Trump’ın da Obama’nın Ortadoğu’dan çekilme siyasetini başka bir sulüpla sürdüreceğini düşünüyor musunuz?

Şunu anlamakta fayda var diye düşünüyorum; Amerikalılar Ortadoğu’daki savaştan yoruldu. Irak, Amerikalılar için çok kötü bir tecrübe oldu. Afganistan da öyle. Ortadoğu’daki askerlerinin bir daha savaşa katılmasını istemiyorlar. ABD hükümetinin de Ortadoğu’daki sorunlara değil ülkenin sorunlarına daha fazla eğilmelerini istiyorlar.  

Robert Stephen Ford kimdir?

Robert Stephen Ford 1958 doğumlu emekli Amerikalı diplomattır. Ford 2011’den 2014’e kadar ABD’nin Şam büyükelçisi olarak görev yaptı.

2015’e kadar da “ABD Suriye muhalefetine destek verseydi cihatçı gruplar üstünlüğü ele alamazdı” fikrini savundu. Suriye’deki krizin siyasi yollarla çözülmesi gerektiğini belirten Ford, ABD Başkanı Trump’ın Amerikan askerlerini Suriye’den çekmesine destek veren isimlerin başında geliyor.

2004 ile 2006 yılları arasında ABD’nin Bağdat Büyükelçiliğinde görev yapan Robert Ford, 2008-2010 yılları arasında ABD’nin Bağdat Büyükelçi yardımcısı olarak görev yaptı. Bu nedenle Irak Anaysası’nın yazılmasında önemli rol üstlendiği belirtiliyor. (Kaynak: Rûdaw)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Close