Özgür Ülke için TBMM’ye araştırma önergesi

HABER MERKEZİ

HDP Van Milletvekili Tayip Temel, 3 Aralık 1994 tarihinde İstanbul’daki merkez binası bombalanan Özgür Ülke gazetesine ilişkin olarak TBMM’ye araştırma önergesi verdi.

Olayın üzerinden 25 yıl geçtiğine dikkat çeken Temel, faillerin halen bulunamadığını hatırlattı.

Olayla ilgili bir araştırma komisyonu kurulması talebinde bulunan Temel, TBMM’ye sunduğu önergesini şöyle gerekçelendirdi:

“Özgür Ülke gazetesinin bombalanmasının üzerinden tam olarak 25 yıl geçmiştir.28 Nisan 1994’te yayın hayatına başlayan gazetenin, 3 Aralık 1994’te İstanbul Kadırga’da bulunan teknik binası, Cağaloğlu’nda bulunan merkez ve Ankara bürosu eş zamanlı olarak bombalı saldırıya uğramıştı. Saldırıda gazetenin ulaştırma görevlisi Ersin Yıldız hayatını kaybederken 23 çalışanı da yaralanmıştı.  Saldırıdan 3 gün önce MGK toplantısında “ bölücü yayınların susturulması” kararı ile Özgür Ülke gazetesi hedef gösterilmişti. Bombalamanın üzerinden 15 gün geçmeden Özgür Ülke gazetesi, dönemin Başbakanı Tansu Çiller imzalı “gizli” ibareli bir belge yayınlamıştı. Söz konusu belgede şu ifadeler yer alıyordu: “Bölücü ve yıkıcı faaliyetlere destek verecek şekilde yayın yapan basın organlarının faaliyetleri son günlerde devletin bekası ve manevi değerlerine açıkça saldırı şeklini almıştır. Vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğüne yönelik tehdidin bertaraf edilmesi maksadıyla Adalet Bakanlığınca bu kadar suç duyurusu olmasına rağmen hukuken etkili bir şey yapılmamasının nedenleri belirlenerek giderici önlemlerin alınmasına…”

Dönemin Hükümet Sözcüsü Yıldırım Aktuna ise gazetenin bombalanmasını: “Türkiye’yi zor durumda bırakmak için kendi kendilerini bombaladıklarını düşünüyoruz.” şeklinde skandal sözlerle açıklamıştı. Olayın faillerine dair hiçbir şey yapılmazken saldırıda yaralananlar tedavilerinin ardından gözaltına alınmışlardı. Saldırıya dair açılan soruşturmada ise 25 yıldır herhangi bir sonuç çıkmamıştır.

Türkiye’nin basın-yayın tarihi oldukça karanlık bir geçmişe sahiptir. Musa Anter’den Hrant Dink’e özgür basın çalışanları ya katledilmiş ya cezaevlerine konularak susturulmaya çalışılmıştır. Ancak AKP iktidarı döneminde özgür basın düşmanlığı doruğa çıkmış, devlet yayıncılığı yapmayan basın yayın kurumları ya kapatılmış ya da işlevsiz hale getirilmiştir.  OHAL kapsamında 29 Ekim 2016’da çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile Özgür Gündem, Azadiya Welat gazeteleri ve Dicle Haber Ajansı (DİHA) ile Jin Haber Ajansı’nın (JINHA) da bulunduğu çok sayıda Kürt basın kurumu kapatılmıştır. KHK’lerle toplamda 116 basın-yayın kuruluşunun da kapatıldığı bilinmektedir. Ayrıca KHK ile kapatılan Özgür Gündem gazetesinin yazarları ve yayın danışma kurulu üyelerinin de aralarında bulunduğu 9 ismin yargılandığı dava hala devam etmektedir.

Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütünün yayımladığı 2019 Dünya Basın Özgürlüğü Raporu’nda Türkiye, 180 ülke arasında 157. sırada yer almaktadır. Rapora göre Paradise Papers’ı haberleştiren gazeteciyi yargılayan tek ülke Türkiye’dir. RSF’nin 2018 Basın Özgürlüğü Yıllık Bilançosu’na göre ise Türkiye, dünyada tutuklu gazeteci sayısında üçüncü sırada yer almaktadır. Türkiye Gazeteciler Sendikası şu anda 118 gazeteci ve medya çalışanının tutuklu bulunduğunu belirtmektedir. Özgür Gazeteciler İnisiyatifi’nin Ocak-Eylül 2019 Raporu’nda 330 gazetecinin yargılandığı, 46 gazeteciye toplam 138 yıl 7 ay 18 gün hapis cezası verildiği bilgisi yer almaktadır.

Özgür Ülke gazetesine yapılan saldırının faillerinin bulunması, basın özgürlüğüne getirilen sınırlamaların açığa çıkarılması ve sonuçların değerlendirilmesi gerekli olup halkın haber alma hakkının kısıtlanmasına dair önlemlerin alınması, oluşan ve oluşacak zararların telafi edilmesi için bir araştırma komisyonunun kurulması elzemdir.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Close