OMAR VE BİZ

HABER MERKEZİ

Assos antik kentin yüzünü denize çevirmesi, özgürlüğe olan tutkusundan mıdır?


Kahramanlarının yüzü sürekli denize bakan ve adımları sürekli denize sürükleyen bir film var Altın Portakal Film Festivali Aspendos salonu beşinci gösteriminde.


Gösterim öncesi film ekibinin tanıtıldığı sahnede Mehmet Bahadır Er ile yönetmenliği paylaşan Ukraynalı Maryna Er Gorbach “Biz nefrete karşı bir film yaptık.” deyişi, filme pür dikkat kesilmemize neden oldu.
Film başlar başlamaz özgürlüğe koşan göçmenler Assos antik kentin bakışları yönünden denize doğru ilerliyordu.


Özgürlük umuduna ortak olduk sanki.


Aynı kıyı şeridinde görev yaptıktan sonra emekli olan bir asker, sivil hayatta insanlarla iletişim kurmakta zorlu çeker. Çünkü o bir askerdir. Emekli asker İsmet (Cem Bender), herkes gibi ailesini de kendinden uzaklaştırmıştır. Midilli adası karşısındaki evinde yaşarken komşusu Sabri Bey’le (Menderes Samancılar) bağlantılı olarak iki göçmenle karşılaşır ve yakın mekân diliminde yaşamak zorunda kalır.


Film bundan sonra başlar.


İsmet, herkes gibi göçmenleri de sevemez. Eşi Fetihe Hanım (Uygar Tamer) bile artık dayanamaz olmuştur davranışlarına. İleriki sahnelerde oğlu Kemal’in de babasına nefreti yayılacaktır karelerin yüklendiği perdenin beyazına.


Ülkemiz ve genelde duygudan uzak savaş mesleği askerlik ile askeri bireyin bir eleştirisi yapılmaktadır.


Zaten filmin ana konusu, bir askere Arap göçmenleri sevdirebilme üzerine kuruludur.


Oysa ülkemizden Ege deniz üzerinden Avrupa’ya kaçan göçmenlerin çoğunluğu Kürt asıllı göçmenlerdi. Arap asıllı göçmenler, tamamı olmasa bile, devletin de desteğiyle ülkemizde kalmayı tercih etmişlerdi. Bir subayımız, bir Arap göçmenini sevebilirdi. Ama aynı subayımız bir Kürt göçmenini sevebilir miydi?


Panoramik bir dış mekân aralığında çekilen ve Cem Bender’in üstün başarı gösterdiği filmin kurgusu, bu gerçeklik üzerine kurulu olmalıydı.
Filmin en güzel yanı, iki gerçek göçmenin İsmet ile birlikte başrolde oynatılması ve Omar (Taj Sher Yakub) ile Maria (Hala Alsayasneh)’nın rollerinde hiç acemilik çekmemesiydi.


Filmin senaryosu da Mehmet Bahadır Er’e ait. Görüntü yönetmenliğini Aydın Sarıoğlu’nun yaptığı filmin diğer oyuncuları Uygar Tamer, Ushan Çakır ve Timur Ölkebaş.


“Ortada bir suç varsa kimse kimseyi tanımaz.” yerine, asıl suçlunun kim olduğunu bulamak daha doğru olsa gerektir.
İyi seyirler!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Close