Nûçevan

Okuyucusunun haber sitesi

Ölüm hikâyesi

2 Dakika okunma süresi

Şair yazar Zekeriya Ekinci’den ilginç bir ölüm hikayesi…


“Ölüm Hikayesi…

Her ölümün bir hikâyesi vardır ve çoğu ölüm hikâyesinin çözüm bölümü bir ibadethanede sonlandırılır.

Sonsuzluğa uğurlanan kahraman bir üstinsansa eğer, istrahat yeri, hikâye çözümünün sonlandırıldığı yer olarak belirlenir. Gerçi bu belirleme günümüzde tarihsel konumunu yitirmiştir artık.


Tarihsel konumun yitimi, bakış açısının da yitimi olarak düşünülmemelidir.


Bu nedenle, nerede bir tapınak ya da mabet görürsem ve bahçesine gömülü birini sezersem yazısını okur, hikâyesini kurgulamaya çalışırım. Saygı duyarım. İnanç yorgunu olmama rağmen dua etmekten geri durmam.


Kurgum, yatanın gerçeğiyle uzlaşır. Ben yazar ve okurum, o dinler. İtiraz ettiğini sezerim kimi zaman. Kalemim ondan yana yön tutar kağıt üzerinde.


Romanesk mimarisiyle şapel dediğimiz küçük bir kilise var karşımda. Bir köy ibadethanesi. Bol çiçekli yeşil bahçesi, yan yana durup tarihi selama duran haçları, yerle bir olmuş gömütleri çeker dikkatimi. Tutamam kendimi, selama selam dururum ve dalıveririm kapıdan içeri.


Nicedir duyarım zaten Protestan inancın çandaki o büyüleyici ritmini.


Adı Großziethen. Almanya’nın Brandenburg eyaleti Schönefeld bölgesinde küçük bir yerleşim alanı. Bahçesinde oturan insanların bile adını bilmediğinin hüznü var yüzünde kilisenin.


Ne kadar sakin.


Bir ölüm sessizliği okşar kulaklarımı.


Onlarca üstinsanın üstte, altinsanın altta uzanıp yattığı bir bahçe. İki yüzyılı geçkin suskunluğunu kendi dilleriyle bozarım ve kurgunun ilk basamağına mistik bir heyecanla atarım adımımı…”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Rastgele Haberler