Mehmet Uzun’la Edebiyat Deryasına Yolculuk

HABER MERKEZİ

Ali Acar/Mersin

Toros Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Özer, Kürt edebiyatının önemli isimlerinden olan ve geçtiğimiz yıllarda genç yaşında yaşamını yitiren Mehmet Uzun’u konu alan bir katip kaleme aldı.

 ‘Mehmet Uzun’la Edebiyat Deryasına Yolculuk’ adını taşıyan kitap yakın bir tarihte yayına girecek.

Nûçevan’a konuşan Prof. Dr. Özer, “Uzun’u yazarak ölümün elinden birşeyler kurtarmak istediğini” söyledi.

Prof. Dr. Özer, “Kıymetli dostum, değerli arkadaşım zamansız aramızdan ayrıldı, ayrılınca da güller soldu, kelimeler öksüz, cümleler soluksuz kaldı. Onları öksüz bırakmamak ve O’nu anmak için ‘Mehmet Uzun’la Edebiyat Deryası’na Yolculuk” adında bir kitap yazdım. Yakında kitapçılarda olacak. Ona ve bana dair… Yazarak ölümün elinden bişeyler kurtarmak istedim… Işıklar içinde uyusun” diye konuştu.

Mehmet Uzun’la Edebiyat Deryasına Yolculuk
Prof. Dr. Ahmet Özer

Prof. Dr. Özer, kitabın girişi için de şunları yazdı:

“İnsanlık çok büyük aşklara tanıklık etmiştir, ama hiçbiri Kerem Aslı olamamıştır. Zalime çok başkaldıran olmuştur ama hiçbiri Spartaküs  ya da Deniz Gezmiş değildir. Tarihte çok büyük söz söyleyen olmuştur ama kimse Hayyam, Nazım ya da Mevlana  olamamıştır. Yeryüzüne düşen insanlar cürre cürredir. Bazılarının yaşadıkları yazılmaya değer, bazılarının ise yazdıkları okunmaya değerdir. Kiminin yaşamı destansıdır. Kiminin hem söyledikleri hem de yaşadıkları böyledir. Hatta kiminin zülüm karşısındaki duruşu söylediklerinden daha  görkemli, daha destansıdır.

 Şiirde Nazım Hikmet böyledir mesela, Ahmet Arif, Mayakovski de; romanda Yaşar Kemal böyledir mesela, Dostoyevski, Tolstoy, Balzak da; sinemada Yılmaz Güney, Kosta Gavras  böyledir. Hepsi de insanca yaşamın yol gösterici imgeleri olmuşlardır.  Bunlar yazarak, söyleyerek, yaparak ölümün elinden çok şey kurtaran adamlardır. Yaşamları kadar yazdıkları okunmaya, senaryoları kadar filmleri de seyretmeye değer insanlardır. Hem kendi yaşamlarının anlamı saklı bu metinlerde hem de okuyanın yaşamına anlam katmaktadır bu yaratılar.

 Bu kişiler geçip giderken bu darı dünyadan kuyruklu birer yıldız gibi arkalarında iz bırakan insanlardır. Öyle izler ki yıllarca koybolmayacak, kendinden sonrakilere yol gösterecektir. Bu anlamda anıları gelecek yaşamlara ışık tutmaktadır.

 İşte bu metinde anlatacağım Mehmet Uzun da bunlardan biridir. İğneyle kuyu kazar gibi ölmekte olan bir dilden dünya edebiyatına uzunan ölmez eserler bırakmıştır. Okunmaya değer esreler bırakarak geçip gitmiştir bu dünyadan.  Ne yazık ki en yaratcı döneminde kaybettik onu. Onu genç yaşta kurtaramadığımız için üzgünüz.  Ah Memet.. Ah..! Çok üzgünüz.

 Bir gün, ünlü Faransız romancı Honore de Balzac çalışma odasından çıkıp aşağıya iner. Bahçede kendisini arkadaşları beklemektedir. Ustat gelsin de biraz keyiflenelim, sohbet edelim diye gelmişler. Ancak o ağır ağır onlara yaklaşırken gördükleri yüz karşısında şaşkına döner arkadaşları. Balzac çök üzgündür. Arkadaşlarından biri bu durumu görünce; “Üstad neden böyle üzgünsün?” diye sorar.  Balzac, “Yazmakta olduğum romanın kahramanı ölmek üzere, onun için üzgünüm”, diye cevap verir. Herkes şaşkınlık içinde birbirine bakar. Arkadaşı, “İyi de ustat senin elinde, madem bu kadar üzüleceksin, öldürme adamı” deyince ünlü yazar şu ünlü cevabı verir: “Ne yapsam kurtaramıyorum” der.. 

 Bizim kahramanımız Mehmed Uzun, uzun süre ölümle cebelleşti. Herkes elbirliği ile onu yaşatmak istedi. Ne yaptıysak kurtaramadık onu; onu en verimli çağında kaybettik maalesef. Bu dünyaya dair görkemli bir yürüyüşle aramızdan ayrıldı, gitti. O gitti, ama anısı ve eserleri hala yaşıyor içimizde.

 Peki Memed kimdi, nerden gelmişti buralara ve nasıl gitti? Onunla yolum nasıl kesişti? Onun benim yaşamımda, edebiyata olan ilgimde rolu neydi? Bunları düşünürken bir de baktım ki onunla bir yolculuğa çıkmışım. Edebiyat deryasına bir yolcuk. Gelin siz de katılın bize.. Bakalım nasıl yürümüşüz bu yolda.. Benle o.. Bir de siz. Hadi gidelim…”

Mehmet Uzun’la Edebiyat Deryasına Yolculuk
Mehmet Uzun

Mehmet Uzun Kimdir?

Mehmed Uzun, 1953 Siverek Şanlıurfa doğumludur. 1977 yılından beri İsveç’te yaşayan Uzun’un, Kurmanci, Türkçe ve İsveççe yazdığı kitapları yirmiye yakın dilde yayınlandı.

1985 yılından bu yana romanlarını kaleme alan Mehmed Uzun hakkında Türkiye’de çok sayıda dava açılmıştır. 1981 yılında Türk vatandaşlığından atılmış ve 1992 yılında kadar Türkiye’ye gelmemiştir.

Uzun yıllar İsveç Yazarlar Birliği yönetim kurulu üyeliği yapmıştır. Ayrıca İsveç Pen Kulübü ve Uluslararası Pen Kulüp’te aktif olarak çalıştı. İsveç ve Dünya Gazeteciler Birliği’nin de üyesi olan Uzun’un çok sayıda Kürtçe romanı bulunmaktadır.

Yakalandığı mide kanseri nedeni ile uzun süre tedavi gören ünlü edebiyatçı, 11 Ekim 2007 yılında Diyarbakır’da yaşamını yitirmiştir.

Mehmed Uzun, 13 Ekim günü Diyarbakır Ulucami’de kılınan cenaze namazı ardından, cami önündeki kalabalığa sırasıyla Yaşar Kemal, Şerafettin Elçi, Ahmet Türk ve Osman Baydemir’in yaptığı konuşmaların ardından Mardinkapı Mezarlığına defnedilmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Close