KENDİLİK VE ŞİİR

HABER MERKEZİ

Şair-yazar Zekeriya Ekinci

Dizemde nedensellik daha ilk sözcük yerleşiminde tür ve biçimi ortaya çıkarma amaçlıdır. Nedensellik, düş süzgecinden geçirilir. Düş, kişinin mantık ötesidir.


Şair öteye imgeyle taşır kendini. Öteye ulaşım mantık dışı bir dil kullanmayla gerçekleşir. Bir bakıma hüzünden mutluluk duyumu sağlanır.
Şairin üstünden atamadığı ve içine gizlediği bir takınak vardır anbean. Takınağı üstünden atamamanın çığlığıdır şiirindeki tını. Şair sesini yükselterek gizli kişiliğinin kurduğu hayallerle dışa açılır. Bu nedenle şair, diliyle kaynaşır. Dilin hayal ötesi söz dizeminde yer alması bundandır, her okunuşta farklı yorumdan bir kapının açılması da…


Şairi belirgin kılan dilindeki yaratıcılıktır. Bir bakıma şiir, şairin okura çıkardığı dildir. Yani şair, şiirde dilini gösterir.


Dizedeki imgesel soyutluk, yorumda farklılıktır.


Farklı yorumun çokluğu, şiiri evrensel kılar.


İmgeleme dizemde en üstün başarıdır. Diğer bir deyişle değişimin değişmezidir. Değişimin değişmezliğini sağlayan şairin mantık ötesi düşlemidir.


Her mantık ötesi düşlem, dilin evrimleşmesine yeni bir adımdır.
Şiir, şair için bir kendilik’tir. Kendilik söylediklerindeki söylemdir. Dizede sıralanış düzeni, somutun zahiri görüntüsü soyutluk olan imgesellik bir kendilik’tir.


Zaten mantığın hayale bir üst basamakta boyun eğdiği, biçemde bir kendilik doğurduğu, kendilik’in kendini imgeyle resmettiği değil midir şairin poetik çizgisi?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Close