nucevan.com Yan Logo
Haber Detayı
16 Nisan 2019 - Salı 14:36
 
Tuz Gölü’nü yok ettik, sıra Van Gölü’nde mi?
Prof. Dr. Tayfun Özkaya, Yurt gazetesindeki köşe yazısında Van Gölü kirliliğine dikkat çekti. İşte, Prof. Dr. Özkaya’nın o yazısı:
ÇEVRE Haberi
Tuz Gölü’nü yok ettik, sıra Van Gölü’nde mi?

“Tuz Gölü artık okulda öğrendiğiniz gibi değil. Çoğu yeri kurudu. Göle lağım akıyor ve bir

 

taraftan da tuz elde ediliyor. Van Gölü ise şiddetli bir kirlenme sürecinde. Vanlılar göl değil
deniz terimini kullanıyorlar. Geçen hafta Van’da bu sorunları izledik, inceledik. Van kentinin
bulunduğu sahillerde denize girilemiyor.
Kente daha uzak noktalarda Van Denizi şimdilik
kendi kendini temizleyebiliyor. Ancak bunun da bir sınırı var. O sınır aşıldığında artık deniz
kirliliğe teslim olacak. O noktadan itibaren balıklar kitlesel olarak ölecek. Muhtemelen
denizden gelen kötü kokular nedeniyle kentte hava solunamaz hale gelecek.

Kentin kanalizasyonları için arıtma tesisleri kurulmuş, ancak elektrik masrafları nedeniyle
yüzde 25 kapasite ile çalışıyormuş. Sadece Muradiye’de arıtma değil çökeltme yapılıyormuş.
Arıtma çalıştırılmadığı zaman lağım Van Denizi'ne akıtılıyor. Bir an önce bu arıtma tesislerinin
tam kapasite ile çalışarak tüm lağımın arıtılması gerektiği açık. Elektrik ise yok değil. Doğu’da
üretilen elektriğin önemli bir kısmı batıya gönderiliyor.

Şimdi yeni arıtma tesisleri planlanıyormuş. Bunlar yapıldığında daha ileri düzeyde arıtma
yapılacak, azot ile fosfor da tutulacakmış.

Ne yazık ki ahırlardaki gübreler de dereler ve akan sularla denize akıyor. Böylelikle tarım
alanlarında kullanılacak gübreler denize giderek ek bir kirlenme kaynağı oluyor. Yoğun bir
şekilde azot ve fosfor içeren lağım ve gübreler denizde alg denilen mikroskobik canlıların
patlama yaparak çoğalmalarına yol açıyor. Bu ise sudaki oksijenin tükenmesine yol açarak
suların ölmesine yol açıyor. Zaman zaman bütün deniz, bu olay sonucu yemyeşil oluyor ki bu
sudaki oksijenin tam tükenmesinden önceki durum. Van Denizi kapalı bir havza
oluşturduğundan aslında arıtma olayından daha da ileri önlemler alınması gerekiyor.

Örneğin, kullanılan deterjanları kısıtlamak, daha az zararlı olanlarının kullanılmasını sağlamak
öncelikle yapılması gerekenler.

Kanal İstanbul ve nükleer santraller gibi gereksiz, dayatılmış ve yeni çevre felaketlerine yol
açacak pahalı projeler yerine bir an önce göllerimizi kurtaracak projelere paraları harcamak
gerekiyor. Ne yazık ki ülkemizde kendilerine muhafazakârım diyenler yanlış şeyleri koruyor.
Örneğin, göllerimizi korumak yerine, kadını eve hapseden, profesyonel olarak çalışmasını
engelleyen eski gelenekleri koruyorlar.
 
Aral Denizi otuz-kırk yıl içinde neredeyse tamamen kurudu. Koskoca gemiler çöl haline gelmiş
deniz yatağında paslanmaya terk edildi. Bugün henüz daha tam ölmemişken Van Denizi'ni
kurtaralım. Bu bütün bir ülkenin sorumluluğundadır. Van Gölü için bir kanun hazırlandı.
Bunun görüşülerek kabul edilmesi için çalışalım.
Bugün geçim sıkıntısı çeken Vanlılar da, Van
Denizi tamamen kirlenip öldüğünde hayatın onlar için daha da zor olacağını unutmamalılar.
Önce dünyada tek olan inci kefali tamamen yok olacak, ama başka ne gibi kötülüklerle
karşılaşacağımızı belki de şu anda tam olarak bilmiyoruz. Neler olabileceğini anlamak için
örneğin Aral halkının başına neler geldiği incelenebilir. Bir gurup halkın Aral’ı görmesinin
sağlanması çok yararlı olabilir.”
 
 
Nûçevan Haber Merkezi
Kaynak: Editör: Murtaza KAYA
Etiketler: Tuz, Gölü’nü, yok, ettik,, sıra, Van, Gölü’nde, mi?,
Bu habere tepkiniz:
Diğer Fotoğraflar
Diğer fotoğrafları büyük görüntülemek için üzerini tıklayın.
Tuz Gölü’nü yok ettik, sıra Van Gölü’nde mi?
Tuz Gölü’nü yok ettik, sıra Van Gölü’nde mi?
Tuz Gölü’nü yok ettik, sıra Van Gölü’nde mi?
Tuz Gölü’nü yok ettik, sıra Van Gölü’nde mi?
Yorumlar
Haber Yazılımı