Ezidi toplumunun derin yarası: IŞİD’den doğan çocuklar…

HABER MERKEZİ

IŞİD mensupları tarafından tecavüze uğrayan Ezidi kadınlardan doğan bine yakın çocuğun akıbeti hala belirsiz.

2014 yılında IŞİD, Şengal’i ele geçirerek binlerce kadın ve çocuğu kaçırıphâkimiyeti altında tuttuğu bölgelere gönderdi.

IŞİD mensupları tarafından tecavüze uğrayan kadınlar, esaret yıllarında başlarından geçenleri anlattı.

Heyam da diğer binlerce mağdur Ezidi kadın gibi 2014 yılında zorla IŞİD tarafından kaçırılarak Suriye’ye götürüldü.

Tecavüze uğradığını daha sonra hamile kalarak çocuğu doğurmak zorunda kaldığını söyleyen Heyam, “IŞİD’den doğan bir çocuğu seveceğim hiç aklıma gelmezdi. Toplum baskısından dolayı ondan vazgeçmek durumunda kaldım” dedi.

Dört defa IŞİD mensupları tarafından “cariye” olarak alınıp satılarak tecavüze uğradığını ifade eden Heyam, Musullu bir IŞİD mensubundan hamile kaldığını söyledi.

Birkaç kez karnındaki bebeği aldırmaya çalıştığını ancak başarılı olamadığını söyleyen talihsiz kadın, “Doğduktan sonra korku dolu hislerim sevgiye dönüştü. Çok garip hissediyordum, ruhumdan bir parçaymış gibi doğduğu ilk andan beri sevmeye başladım” diye konuştu.

Toplum baskısı sevginin önüne geçti

Heyam 2017 yılında IŞİD esaretinden kurtulmayı başardı ve gönülsüz doğurduğu bebeğiyle hayatta kalan aile fertlerinin yanına döndü.

Ezidi inancına göre bir çocuğun “Ezidi” olabilmesi için Ezidi bir anne ve babadan olması gerekiyor.

Heyam’ın doğurduğu bebeğin babası Musullu bir IŞİD’liydi. Bu yüzden yaşadığı kamptaki insanlar tarafından baskı altında bırakıldığını söyledi.

İnsanların kendisine sürekli küfür ve hakaret ettiğini söyleyen Heyam, yaşadıklarını şöyle anlattı:

“Dalga geçiyorlardı, küfür edenler hakaret edenler oldu. Bununla sınırlı kalmayıp kaldığımız çadırı yakmakla tehdit ettiler. 3 Ağustos 2017 yılında çocuğumu yıkadım sonra sıkı sıkı bağrıma bastım ve uzun uzun gözlerine baktım. Ardından onu teslim edeceğim kuruma götürmek için yolla çıktım. Kurumdaki memur ‘çocuğu teslim ettikten sonra hiçbir hak talep edemezsiniz ve nerede olduğunu sorgulayamazsınız, bilginiz olsun’ dedi.”

Heyam, şu an elinde sadece bir çift minik ayakkabı ve emziği hatıra olarak kaldığını ve bu hatıraları da kimseler görmesin diye sakladığını belirtti.

Binden fazla çocuk var

IŞİD mensuplarının tecavüzü sonucu dünyaya gelen çocukların sayısının bini aştığı söyleniyor. Bu çocukların bir çoğunun kimsesizler kurumuna teslim edildiği belirtiliyor.

Birçok Ezidi ailenin IŞİD’ten olduğunu bildiği halde çocuğa sahip çıktığını dile getiren Heyam, “Bebeğin kendilerinden olduğunu söyleyen birçok aile şeyhlerini bu vesileyle ikna etmiş oldu” dedi.

Esaret yıllarında yaşadıklarını unutmadığını ve psikolojisinin hala düzelmediğini dile getiren Heyam, birkaç kez intihar girişiminde bulunduğunu itiraf etti.

Heyam, “Ben gerçekçiydim ve duygularımı saklamadım. Şimdi her şey bitti ve sessizce bir köşede oturuyorum” dedi.

Ciwan’ın hikâyesi

Şengalli çift Ciwan ve Hıdır huzurlu bir aile kurmuşlardı. Huzur içinde devam eden birliktelikleri IŞİD’in 2014’te Şengal’i işgal etmesiyle zehir oldu. IŞİD mensupları Hıdır adındaki Ezidiyi diğer ezidilere haber verip geri dönmelerini sağlamak adına Şengal dağına gönderdi. Abisi Hıdır’ın Şengal’e geri dönmesine engel oldu ve bu nedenle eşi ile çocukları IŞİD mensupları tarafından Suriye’nin Rakka vilayetine götürüldü.

BBC’ye konuşan Cıwan, Abu Muhacir El Tunisi adlı IŞİD’li sorumlusuna teslim edildiğini söyledi. Ezidi kadın, nikâh yapabilmek için kendisini ilk önce Müslüman olmaya zorladıklarını birkaç gün direnmesine rağmen sonunda mecburen kabul ettiğini söyledi.

Zor şartlarda yaşadığını belirten Ciwan, hamile olduğunu öğrendikten sonra hayatının cehenneme döndüğünü dile getirdi.

Hamileliğin yedinci ayında Ciwan yanında kaldığı IŞİD’linin öldüğü haberini aldığını belirtti.

Rakka bombalar altındayken “Adem” adındaki erkek çocuğu doğurduğunu söyleyen Cıwan, Heyam gibi babası IŞİD’li olmasına rağmen bebeğini sevdiğini ifade etti:

“O’nun benim gerçek kocamdan olmadığını biliyordum. Bebeğimin babasının bir katil olduğunu biliyordum ama Adem benim parçam, benim kanımdandı.”

BBC’de yer alan habere göre, kaçırılan eşini aramaya başlayan Hıdır, 14 ay sonra kaçakçılar yoluyla ailesinin izine ulaştı ve uzun uğraşlardan sonra eşi ile 3 çocuğunu buldu.

Ancak Ciwan, eşinin IŞİD mensubundan olan bebeğini kabullenmeyeceği endişesiyle Rakka’da kalmaya karar verdi ve çift 2 yıl daha birbirinden uzak yaşadı.

Hıdır, Adem’i kabul edeceğine dair söz verip Cıwan’ı ikna ettikten sonra Kürdistan’a geri döndüler ancak 3 gün sonra her şey değişti ve Hıdır eşiyle Adem’i alıp Musul’daki kimsesizler kurumuna götürüp teslim etti.

Kimsesizler Kurumu Müdürü Sakine Muhammed Ali, çocuğu getirdikleri anı şu sözlerle anlattı:

“Çocuğu bana teslim ettiklerinde gözlerinden yaş dinmiyordu. Ama Ezidi toplumunun gelenekleri bir kişinin hislerinden çok daha önemli. Çocuğu almak için eşiyle anlaştık. Başka çarem kalmadı ve Cıwan’a yalan söyleyerek ona bu konuya bir çözüm bulana kadar çocuğun benim yanımda kalacağını söyledim.”

Birkaç hafta sonra Cıwan oğlunu görme umuduyla Sakine’nin yanına gitti ancak Adem’in başka bir aileye teslim edildiğini öğrendi. Ciwan bu nedenle eşine dönmeyerek kadın sığınma evlerinden birine sığınmaya karar verdi.

Birkaç ay sonra Hıdır Ciwan’ın ayrılma kararına olumlu karşılık verdi ancak bundan sonra diğer çocuklarını göremeyeceğini söyledi.

BBC’ye konuşan Ciwan, her gece oğlu Adem’i rüyasında gördüğünü söyleyerek, “Nasıl unuturum? Ben emzirdim o benim çocuğum. Bizim gibi kadınlar çocuğunu özleyemez mi?” dedi.

Raporda, röportaj yapmayı kabul eden ve IŞİD mensuplarından hamile kalıp doğum yapan 20 Ezidi kadından sadece birinin doğurduğu bebeği eşine kabul ettirdiği ifade edildi.

Doğum uzmanı bir doktordan yardım alan aile, çevrelerindekileri de çocuğun kendilerinden olduğuna ikna etmeyi başardı. (Kaynak: Rûdaw)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Close