Ezidi kız: 12 yaşında hamile kaldım

HABER MERKEZİ

Dilin şu anda da bir aileyi ve evi nasıl yürüteceğini bilmiyor. Yanımda oturan kız nasıl olur da dört yıl önce hamile kaldı diye düşünüyorum. IŞİD, Dilin’in ömründen beş yıl götürdü.

Dilin, 2014 yılınun Ağustos ayında IŞİD’in eline geçtiğinde 10 yaşındaydı. Zuman köyünde sakallı silahlıların haberi duyulmaya başlamıştı. Dilin halen yaşananları anlayacak yaşta değildi. Ama büyük yaştaki erkek ve kadınların nasıl perişan bir halde olduğunu görüyordu. 

Dilin, “Gördüğüm herkesin kulağında bir telefon vardı ve yüksek sesle konuşuyordu. Yakınlarımda aynı şekilde” diye IŞİD’lilerin ilk geliş anlarını anlatmaya başlıyor.

Her ne kadar köyün muhtarı hiçbir şey olmayacağına dair güvence veriyorduysa da, bu güvence IŞİD mensuplarının yukarıya doğru geldiklerinin haberinin ulaşmasına kadar sürdü. Köyü büyük bir korku ve endişe sardı. Arabası olan hızlı bir şekilde köyden çıktı.

Dilin’in ailesi o gün Kura Abd köyünde büyük halalarından bir tanesinin evine ulaştı ve kaçmanın planlarını yapmaya başladılar. Ancak IŞİD’liler sanki fırtına gibi, köy köy, bölge bölge herkesi temizliyorlardı. Dilin’in ailesi daha kaçmanın planlarını yaparken IŞİD’liler Kura And köyüne ulaşmıştı.

Dilin, “Kura Abd köyünde bizi alıkoyarak Siba Şey Hıdır köyüne naklettiler. Genç ve yaşlıları birbirinden ayırdılar. Daha sonra çok genç olan kız ve erkekleri ayırarak üç grup yaptılar” dedi.

Dilin’in ailesi ve diğer alıkonulan Ezidiler, Siba Şey Hıdır köyünde iki gün tutulduktan sonra ünlü Baduş cezaevine naklediliyor.

Baduş zindani, Musul’un 25 km batısındaki Baduş nahiyesinde yer alıyor. Baduş zindani uzun yıllar siyasi tutsaklara ev sahipliği yapmıştı. Dilin Baduş zindanında Ezidi bir kızın siyasi tutuklu yakın bir akrabasının uzun yıllar bu cezaevinde kaldığını duymuş.

Dilin, “Bir hafta sonra uçaklar zindanı bombaladı. Dört otomobil ile genç kız, kadın ve çocukları başka yere naklettiler. Beni de bir grup kız ve erkekle Telafer’e götürdüler” diyor.

Çocuk evi

IŞİD’liler ilk önce Dilin’in kız kardeşini götürüyorlar.

Dilin, “Ablamı götürdükten sonra ben ve üç kız kaldık. Yaşlarımız 9 ve 10’du. Bir kişi yanımıza gelerek, ‘korkmayın sizi başka bir yere götüreceğiz ve nasıl iyi bir müslüman olacağınızı öğreteceğiz’ dedi” ifadelerini kullandı. 

Orada, Dilin ve diğer kızlara uzun ve siyah birer elbise giydirerek namaz kılmayı öğretiyorlar. Namazlarda okuyacakları duaları öğretiyorlar. Ramazan ayında da oruç tutmaları gerektiğini söylüyorlar.

Dilin ve diğer kızlar gündüz eğitim gece de Dilin’in deyimiyle kızlarla dolu bir bir yerde tutuluyorlarmış.

Dilin, “Yaklaşık 150 çocuk oluyorduk. Hepsi 7,8,9 yaşlarındaydı. İlk önce kreş olduğunu zannettim. Ama ailelerinden ayırttıkları kızları topladıkları yerdi” diye toplanma yerini anlatıyor.

Dilin orada iki ay boyunca kalıyor. Her gün bazı çocuklar götürülüp yenileri getiriliyormuş.

Dilin, “IŞİD’li birisi gelip, arkadaşım ve 11 yaşındaki başka bir kızı götürdü. Aynen o günlerde erkek kardeşimi gördüm. Kardeşim çok zayıf ve cılız düşmüştü” dedi.

Dilin ve arkadaşları kendilerini bekleyen geleceği anlayabilecek yaşta değillerdi. IŞİD’liler onlara ne söylüyorlardıysa inanıyorlardı.

Musullu 25 yaşındaki bir IŞİD’li Dilin’i Musul’a götürmek için kendisine satmalarını öneriyor. Musullu IŞİD’li her ne kadar Dilin’i cariye olarak alıyorsada daha sonra merhamete gelerek el uzatmıyor. Ancak başka bir IŞİD’liye satıyor. 

Dilin, “Beni alan IŞİD’li de bir kaç gün sonra bana, ‘sen çok küçüksün’ diyerek beni bir kez daha Ezidi çocukların kaldığı yere götürdü” diyerek ilk kez cariye olarak satılmasının hikayesini anlatıyor.

Dilin, kaldıkları çocuk evinde 10 yaşındaki bir kız çocuğunun intihar ettiği o günü unutmak istiyor. Dilin hayatında ilk kez bir ölü görmüştü. Dilin, “Bütün kızlar onun için ağlıyordu. Kız kardeşi hiç susmuyordu” dedi.

Baban olacağım

Dilin iki ay daha çocukların tutulduğu ürkütücü yerde kalıyor. Bu sürede IŞİD’liler onlara dini eğitim vererek, Ezidi inancına dair bir kalıntı kalmaması için çaba gösteriyorlar. İki aylık süre zarfında Ramazan ayının gelmesiyle Ezidi çocukları 30 gün oruç tutarak geçiriyor.

Ramazan ayının bitmesiyle kaldıkları yerin sorumlusu ve emirin adamı Halid adındaki IŞİD’li, Dilin’e, artık burada kalmayacağını ve onu Ebu Ömer adındaki IŞİD’liye verdiklerini söylüyor.

Dilin’i verdikleri Ebu Ömer etine dolgun, uzun boylu ve çoluk çocuk sahibi birisiymiş. Yaşı 50’nin üzerinde olan Ebu Ömer, Dilin’in kendisinden korkması üzerine, korkmasına gerek olmadığı konusunda güvence vermiş.

Ebu Ömer, “Ben sana göz koymadım. Benim kızım gibi olacaksın. Evimde kızım gibi yaşayacaksın” demiş.

Gerçek babasının akıbeti hakkında bir bilgiye sahip olmayan Dilin, buna rağmen IŞİD’in o korkulu mensupları arasında birisinin kendisini kızı olarak görmesine sevinmişti.

Dilin, “Ebu Ömer’in evinde kaldığım sürede hiçbir sorunla karşılaşmadım. İlk başta eşi ve çocukları bana çok fazla yüz vermediler ancak zamanla bana açılarak artık hiçbir fark gözetmediler” diye o evdeki yaşamını anlatıyor.

Bir yıl yerleşik hayatın üzerinden geçmişti ki bir akşam Dilin’in yaşamı aldığı kötü haber ile altüst olmuştu. Bir akşam ansızın Ebu Ömer’in bir trafik kazasında hayatını kaybettiği haberi eve ulaşmıştı. Dilin bir IŞİD’linin ölümüne ağlamıştı çünkü Ebu Ömer’in ölümü Dilin için meçhul bir hayattı.

Başka biri alıyor

Ebu Ömer’in taziyesinin bitmesinin sonra Dilin sadece iki ay Ebu Ömer’in evinde kalıyor. Eşi Ebu Ömer’in ölümünden daha kötü bir haberi Dilin’e veriyor ve onu satacaklarını söylüyor.

O dönem 12 yaşında olan Dilin, bir IŞİD’liye satılıyor. Dilin’i satın alan kişi, IŞİD mahkemesine giderek evlenme işlemlerini yaptırıyor. 

Dilin, “Mahkemede resmi olarak beni nikahına aldı. Beni evine götürdü ve bana bir kaç gün ona karşı nasıl davranacağımı ve evi nasıl yöneteceğimi öğreteceğini söyledi” diyor.

Dilin, “Bir kaç gün sonra Irak ordusu Telafer’e yönelik büyük çaplı bir saldırı başlattı. IŞİD bir kaç saat içinde dağıldı. Benden Suriye’ye gitmek için toparlanmamı istedi. Aynı gün bir kaç otomobilile birlikte Suriye’ye doğru yola çıktık. Tamamıyla dağılmışlardı ve bir daha bu beldeyi geri alamayacaklarını düşünüyorlardı” diyor.

IŞİD mensupları, Telafer’i kaybettikten sonra zorunlu olarak Suriye’ye geçiyorlar. Bazıları cariyelerini bırakmamıştı. Dilin’i alan IŞİD’li de Dilin’i yanına alarak çıktıkları yolculukta beş gün sonra Tabka!ya ulaşıyorlar.

Tabka’da bir kaç gün kaldılar. IŞİD’li ile Dilin arasında her ne kadar resmi anlaşma olsa da, IŞİD’li Dilin’e cariye muamelesi yapıyordu.

Dilin’i alan genç IŞİD’li araba almayı düşündüğü için Dilin’i satmaya karar veriyor.

Dilin, “Beni yüksek bir para ile zengin bir IŞİD’liye sattı. Üç evli ve 40 yaşlarındaydı” dedi.

Yıllar geçmesine rağmen Dilin’e el uzatan ilk kişi bu IŞİD’li olmuş. Dilin esir edilişinin ikinci yılında ilk kez tecavüze uğruyor.

Dilin, “Katı kalpli ve duygusuz birisiydi. Yaşım daha bu durumu kaldıracak durumda değildi. Benim yaşımda olanlar sokakta oyun oynuyordu” diye başına gelen acı trajediyi anlatıyor.

Çocuğum dünyaya gelmeyecek

Dilin bir süre sonra vücüdunda farklılık hissediyor. Yanındaki diğer kadınlara durumunu anlatınca Dilin’e hamile olduğunu söylüyorlar. Kucağında IŞİD’li birinin kanını taşıyan bir çocukla nasıl yakınlarının yanına dönecekti. Aklından binlerce şey geçti.

Dilin’i alan IŞİD’linin savaş cephesine gitmesinin üzerinden üç gün geçtikten sonra, öldürüldüğü haberi geliyor. Dilin, Ebu Ömer’in taziyesinin aksine tek bir gözyaşı bile dökmedi. Kendisini bu çocuk yaşta hamile bırakan birisinin ölümüne sevinmişti. 

Dilin, “2017 yılının sonları olduğunu hatırlıyorum. Ölümünün üzerinden bir kaç hafta geçmeden bir sabah büyük bir acı hissettim ve sonunda çocuğu düşürdüm” diye anlatıyor.

IŞİD her geçen gün abluka altına alınıyordu ve zaman onlar için daralıyordu. IŞİD’liler Tabka’nın sokak ve caddelerinde kontrol noktaları oluşturmuştu. Dilin de kaçmayı planlıyordu. Bedeli ne olursa olsun özgürlüğüne kavuşmak istiyordu. Ancak içini kime ve nasıl açacağını bilmiyordu. 

Dilin, “Her ne kadar IŞİD’li olsalarda oradan kurtulmak isteyen ölen adamın iki karısıyla konuşmayı düşündüm” diyor.

Dilin, IŞİD Hilafeti yasalarının nikahlı kadınlara ilişkin bir yasağına ilişkin, “Resmi olarak IŞİD’lilerin eşleri olup, eşleri savaşta ölen ve bir daha evlenmek istemeyen çoluk çocuk sahibi kadınlara aylık maaş ödeniyordu. Ölen IŞİD’linin diğer kadınlarına maaş verildiğini öğrendim ama ben cariye olduğum için bana vermiyorlardı” diye IŞİD içindeki sistemi anlatrı.

Öyle bir duruma geldiki halk artık rahatlıkla IŞİD’in geleceğini tahmin ediyordu. Dilin ve bir kaç kadın kaçmak için bir adamı bulup anlaşıyorlar. Adam para karşılığında onları Elhol kampına ulaştıracaktı.

Dilin 2017 yılının sonlarında başka bir adam aracılığıyla Kürdistan Bölgesi sınırlarına ulaşarak yakınlarına kavuşuyor. (Rûdaw)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Close